KATEGORİLERİM

21 Mayıs 2015 Perşembe

Suskunum bu günlerde..

Yine uykusuz geçen bir gecenin ardından, kendimle başbaşa kaldığım saatlerdeyim..
Suskunum bu günlerde her konuda ve herkese karşı,
uzak kalmak istiyorum herşeyden herkesten...
O kadar yoruldum ki..
gideceğim bir yer arıyorım öyle bir yer ki;
kimseler gelmesin peşimden, gölgem bile olmasın..
Issız tepelerde, güneşe bakıp saati tahmin etsem; 
Haberim olmasa hiç perşembeden, pazartesiden…  
uzak kalmak istiyorum herşeyden ve herkesten... 
Sebep mi?
Yüreğimde büyüttüklerimle, gözümde küçülenlerin hep aynı insanlar olması belkide..
Uykusuz gecelerim var ağlayarak dua ettiğim,
Ben seni bıraksamda sen beni bırakma Allahım...
Sıkıntılarımızın yok olup gicedeği bir Cuma olsun ,Allahım..
 




4 Mayıs 2015 Pazartesi

Batı Karadeniz Notlarımdan..

Aylar öncesinde planladığımız, şükürler olsun ki sağ sağlim gidip döndüğümüz Batı Karadeniz turumuzu Farma Tur ayrıcalığı ile yaptık. 

 Abant-Safranbolu-Amasra-Devrek -Kastamonu dörtgeninde gerçekleştirdiğimiz son derece eğlenceli ve keyifli  bir geziydi.. 
Yol boyunca şarkılar söyledik, sohbetler ettik.. 
Gezdiğimiz yerler doğa harikası mekanlar bir de grubumuzda çok sevdiğim öğretmen arkadaşlarım olunca gezinin keyfi katlanarak büyüdü..
 O günün anısına birkaç resimle başbaşa bırakıyorum sizi..
Abant gölünden...

Meşhur Kastamonu çekme helvasının yapımını izledik, paket paket aldık...

Toplu resim çekinmeden olmazdı ,Beni bulabilcek misiniz bakalım :)

Evleri hayranlıkla izleyerek Safranbolu sokaklarını geziyoruz :)


Çicek sever biri olarak sedef çiceğini görmemezlikten gelemezdim, tohumlarından da aldım seri üretime gececeğim :))
Yerden 80 metre yüksekliğinde ki Cam Teras ın taaa ucunda nasıl durdum bende bilmiyorum :))

Minik bir haftasonu kaçamağı motivasyon ve enerji %100 olarak tamamladık gezimizi,
Ve unutamayacağım çok güzel anlar ve anılarım var artık Batı Karadenizle ilgili :))

Şimdilik benden bu kadar..
Sevgiyle mutlu kalın..



22 Nisan 2015 Çarşamba

Şivlilik- Regaip Kandilimiz mübarek olsun..

Fenerim şivliliklerim ve ben hazırız :)

Üç ayların başlangıcı, Konya'da "şivlilik" denilen bir âdetle kutlanır.
Şivlilik kutlamaları Regaib kandilinden bir gün önce, geceleyin başlıyor. Akşam namazından sonra kağıttan yapılmış fenerlerini ellerine alan çocuklar, anne-babalarıyla beraber sokaklara çıkarak fenerlerini ateşliyorlar ve birlikte neşeyle sokakları dolaşmaya başlıyorlar. 
Bu âdete "fener alayı" deniliyor.
Ertesi gün ise Şivlilik günü. 
Regaib kandilinin sabahında, ellerine poşetlerini alan çocuklar, mahalle mahalle, ev ev dolaşarak kapıyı açanlara "kandiliniz mübarek olsun" sözleriyle birlikte "şivlilik" diye sesleniyorlar. 
Ev sahipleri ise buna zaten önceden hazırlıklı olduklarından, çocuklar gelmeden hazır edilmiş gofret, bisküvi, çikolatalardan küçük misafirlerine ikram ediyorlar.
Regaib kandilinin gündüzündeki âdetlerden biri de "bişi" dağıtımı. "Bişi", hamurdan yapılan ve yağda kızartılan bir yiyecek.  Pişirilen "bişi"ler, kandil tebrikleri eşliğinde konu komşuya dağıtılmaya hazır hale geliyorlar.
Değişen zaman, âdetleri unutturmak için çabalasa da, Konya'da üç aylar her yıl hâlâ bu güzel âdetlerle başlıyor. Çocuklar mutlu, evler şenlikli...

Üç aylar hepimize hoş geldi, safa geldi. Yine Peygamber'in duası var dillerde:
"Allah'ım bize Recep ve Şaban'ı bereketli kıl ve bizi Ramazan'a ulaştır."

Sevgiyle mutlu kalın :)

10 Nisan 2015 Cuma

27 Şubat 2015 Cuma

Geçiyordum uğradım :)

Guzel bir cumartesi sabahından slmlar bütün okurlarıma ..
Nerelerdeyim?, Neler yapıyorum ? merak edenlere çok şükür sağlığım yerinde..
Ama şu sıralar ruh halim çok farklılaştı. 
Ne hayattan bir zevk alabiliyorum ne de yapmak istediklerimi yapabiliyorum.  
Bütün hobilerimi başlıyorum, yapıyorum, tamamlayan hep annem oluyor..
İçimdekileri haykırmak istiyorum adeta ama buna kendi benliğim izin vermiyor.
 İnsanları anlamakta o kadar güçlük çekiyorum ki elimden geldiğince konuşmamaya çalışıyorum. Elimden geldiği kadar kalp kırmamaya, karşıdaki insanı incitmemeye çalışıyorum.
Ama bunu ne kadar istesemde başaramadığımı görünce bir kez daha kahroluyorum.
 İçimi kimseye dökemiyorum.
Çok karamsarlık dolu cümleler sarfettim ama inanın ruh halim şimdilik böyle.
 Romantik şeylere hiç bulaşmıyorum, çünkü daha da üzülüp kendimi yıpratmak istemiyorum.
Allah’tan insanoğlu’nun uğruna inandığı bir şeyler var da o biraz hayatta tutuyor.
 İnancım hayattaki en önemli şey.
 Bazen hayat o kadar anlamsızlaşıyor ki bir an önce bitse de gitsek moduna giriyor insan Allah korusun..
İşte böyle günlerde hobilerime veriyorum kendimi..
Okulum devam ediyor..
Haftada bir günümü dikişe ayırıyorum..
Ve pazar günümde ailemle, Oscarla geçiyor..
Bir günümde arkadaşlarımla etkinlik günüm..
Yeni merakım bugünlerde kaneviçe..
Minik minik keçe dokunuşlar anlık herşeyi unutturuyor  bana..
Boncuklarım hep yanımda..
Bahara yakışan renkli renkli takılar yapmalı insan..
Yünlerim masamın bir  köşesinde ..
Kitaplarım hep elimin altında..
Birazdan da pastacılık kursuna gidicem, neden kayıt yaptırdım bilmiyorum..
 Benden minik minik karelerle keyifli bir haftasonu diliyorum herkese..
 Dikiş temalı kaneviçe tablom..

Pastacılık kursuna başlamadan yaptığım minik cupcakeler..

Elma minderler arkadaşlarla etkinlik günümüzden..
Renkli Renkli bobinler, inciler, taşlar..

Sevgiyle mutlu kalın :)

18 Ocak 2015 Pazar

Uzun zaman olmuş..

Selamlar herkese, uzun aralar veriyorum yine, eskisi kadar zaman ayıramıyorum bu aralar..
En son yeni bir yıla başladık hatta ocak ayını da bitirmek üzereyiz, Bu güzel masa ve kuzenlerimle beraberdim yeni yıl akşamında..
Çocukluğumuzun hikayesi Hansel ile Grateli bilmeyen yoktur, hiç unutmuyorum 4-5 yaşlarındayım,  resimli hikaye kitabımdan annemin hikayeyi anlatması, resimlerini takip etmek beni çok mutlu ederdi, büyük bir heyecanlı çikolatalı, şekerlemeli evi göreceğim o sayfayı beklerdim  :))
Aradan yıllar geçti ve önce kendim için sonra da kuzenlerim için iste o hayallerimde kaldığı kadarıyla evi yapmaya çalıştım,
kurabiye, çikolata, cips, meyve kuruları, jelibon ne ararsanız var bu evde :)


  Kuzenlerimin hazırladığı sofradan bir kareyle bugünlük bu kadar ...

Şimdilik sevgiyle mutlu kalın :)




19 Kasım 2014 Çarşamba

Yanardağ Kurabiyesi..

YANARDAĞ KURABİYESİ

Kurabiye Tarifi:
200 gr tereyağ
2 çay bardağı şeker
2 yumurta
3-4 yemek kaşığı kakao
1 paket kabartma tozu
3 su bardağı un
Şerbet için malzeme 
1,5  su bardağı şeker
1,5 su bardağı su
4 damla limon suyu
Üzeri için:
Yarım çay bardağı siyah haşhaş

Yapılışı:
Tereyağ ile şekeri iyice yoğurun.Yumurtaları ekleyin. Unu, kakaoyu ve kabartma tozunu eleyin daha sonra bütün malzemeleri karıştırın.Poğaca hamurundan biraz daha sert olacak fazla yumuşak olmayacak yumuşak olursa çökebilir.Ceviz büyüklüğünden parçalar yuvarlayın hafifçe bastırın daha sonra haşhaşa bulayın tepsiye diziniz.(tepsiyi yağlamayın)200 derecelik önceden ısıtılmış fırında çatlaklıklar oluncaya kadar kızartın.
Kaynatılmış şerbeti ılıtın kurabiyeleri tek tek içine atın üstünü şerbetle yıkayın :) sonra kevgirle servis tabağınıza alınız. Afiyet olsun bal şeker olsun :)




Bunlarda ilginizi çekebilir..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...