KATEGORİLERİM

25 Haziran 2015 Perşembe

Bolluk, bereket ayı Ramazan..


Ramazan ayının, bolluğun ,bereketin,huzur ayının günlerindeyiz.
Çocukluğumdan beri oruç tutsam da tutmasam da en sevdiğim şey iftar sofralarıdır.
 Ne olursa olsun yemek yemek için iftar saati beklenir ve her zamankinden kalabalık ve bereketli sofraların keyfi çıkarılır.
Normalde çayla pek arası olmayan ben güllaç ve çay ikilisiyle tüm geceyi geçirebilirim,hele sofralar kalabalıksa sabaha kadar hiç sıkılmadan oturabilirim :)
Malum yaz ayındayız,havalar sıcak.
Yemek yemek o kadar değil de susuzluk insanı daha çok zorluyor.
Ramazan deyince akla ilk gelen tabi ki oruçtur.
Ama biz orucu malesef biraz yanlış anlamışız.
Oruç sadece yeme-içmeden uzak durmak değildir.
Bunların yanında gıybetten,yalandan,bencillikten,sabırsızlıktan... 
yani insana ait tüm kötü duygulardan uzak durmaktır.
Böylece insan iradesine hakim olmayı öğrenecektir.
Bu mübarek ayda sadece irademiz imtihan olmuyor.
Aynı zamanda kendimizi başka insanların yerine koymayı öğreniyoruz.
Oruç derki amacım sizi aç bırakmak değil, sizlere aç' ı anlatmak!....
Malesef dünyanın bir çok yerinde bir kuru ekmeğe muhtaç olan yüzbinlerce insan var.Biz ekmekleri bayatlatıp çöpe atarken, onlar açlıktan ölüyorlar.
Oruç sayesinde belki onların çektiği sıkıntıları bir nebze olsun anlayabiliriz.. 

An itibari ile masamı paylaşıp size leziz mi leziz ev yapımı limonata tarifimi de vermek istiyorum.
Şiddetle tavsiye olunur:)
Buyrun tarifim.
  • Malzemeler:
  • 1 adet limon
  • 1 adet portakal
  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı limon tuzu
  • 16 su bardağı su
Öncelikle portakal ve limonu buzluğa koyup dondurmamız gerekiyor. 1 gün önceden bırakın dondurucuya iyice donsun. Bu işlem limon ve portakal kabuğunun acı tadının olmaması için. İlk keşfedeni bulup tebrik etmek isterdim:) 
Limonatayı hazırlayacağınız zaman portakal ve limonu buzluktan çıkarın. 10 dakika kadar bekleyin. Çokta beklemeyin öyle kendini bırakmasın. 4' e bölünecek kıvamda olsun yeterli. Robota portakal ve limonu dilimleyin ve içine koyun. 1 su bardağı şekeri üzerine ilave edin. Kabuğuyla birlikte olmalı özelliği burada zaten o yüzden dikkat edelim. Robotu çalıştıralım ve iyice ezilene kadar çekelim. Öyle dakikalar sürmüyor 1-2 dakika yeterli. 16 bardak suya çektiğimiz portakal limon şeker karışımını ekleyelim, 1 tatlı kaşığı limon tuzunu da ekleyip renginin iyice geçmesi için yarım saat kadar bekleyelim. Ara sıra karıştıralım ki limon tuzu ve şeker iyice erisin. İçeceğimizi süzelim içinde hiç tane kalmasın.
Hazır gibi oluyor hatta tadı daha güzel kaliteli markaların bile önüne geçen bir lezzet. Belki onlar da böyle yapıyordur:) 
 Umarım denersiniz ve beğenirsiniz. Size nacizane bir de önerim olacak. Kıştan dondurucuya bol bol limon, portakal hatta mandalina koyun. Yazın bol bol bu tarifi uygularsınız, özellikle Ramazan ayında çok işinize yarayacaktır. 
Ben öyle yaptım şahsen:) 
Nefis limonatamız hazır, afiyet olsun:) 
Huzurlu, bereketli, birlik ve beraberlik içinde geçireceğimiz bir Ramazan temennisiyle...
Sevgiler...

25 Mayıs 2015 Pazartesi

Bahçesi var bağı var ...

Selamlarrr,
Bahçe sezonumuz açıldı, çiceklerimizin keyfi yerinde,
Gelmeyen bahar ve bol yağışlar bahçemizin yüzünü güldürdü.. 
Birkaç resim haftasonundan..



 Şimdilik sevgiyle mutlu kalın :)

21 Mayıs 2015 Perşembe

Suskunum bu günlerde..

Yine uykusuz geçen bir gecenin ardından, kendimle başbaşa kaldığım saatlerdeyim..
Suskunum bu günlerde her konuda ve herkese karşı,
uzak kalmak istiyorum herşeyden herkesten...
O kadar yoruldum ki..
gideceğim bir yer arıyorım öyle bir yer ki;
kimseler gelmesin peşimden, gölgem bile olmasın..
Issız tepelerde, güneşe bakıp saati tahmin etsem; 
Haberim olmasa hiç perşembeden, pazartesiden…  
uzak kalmak istiyorum herşeyden ve herkesten... 
Sebep mi?
Yüreğimde büyüttüklerimle, gözümde küçülenlerin hep aynı insanlar olması belkide..
Uykusuz gecelerim var ağlayarak dua ettiğim,
Ben seni bıraksamda sen beni bırakma Allahım...
Sıkıntılarımızın yok olup gicedeği bir Cuma olsun ,Allahım..
 




4 Mayıs 2015 Pazartesi

Batı Karadeniz Notlarımdan..

Aylar öncesinde planladığımız, şükürler olsun ki sağ sağlim gidip döndüğümüz Batı Karadeniz turumuzu Farma Tur ayrıcalığı ile yaptık. 

 Abant-Safranbolu-Amasra-Devrek -Kastamonu dörtgeninde gerçekleştirdiğimiz son derece eğlenceli ve keyifli  bir geziydi.. 
Yol boyunca şarkılar söyledik, sohbetler ettik.. 
Gezdiğimiz yerler doğa harikası mekanlar bir de grubumuzda çok sevdiğim öğretmen arkadaşlarım olunca gezinin keyfi katlanarak büyüdü..
 O günün anısına birkaç resimle başbaşa bırakıyorum sizi..
Abant gölünden...

Meşhur Kastamonu çekme helvasının yapımını izledik, paket paket aldık...

Toplu resim çekinmeden olmazdı ,Beni bulabilcek misiniz bakalım :)

Evleri hayranlıkla izleyerek Safranbolu sokaklarını geziyoruz :)


Çicek sever biri olarak sedef çiceğini görmemezlikten gelemezdim, tohumlarından da aldım seri üretime gececeğim :))
Yerden 80 metre yüksekliğinde ki Cam Teras ın taaa ucunda nasıl durdum bende bilmiyorum :))

Minik bir haftasonu kaçamağı motivasyon ve enerji %100 olarak tamamladık gezimizi,
Ve unutamayacağım çok güzel anlar ve anılarım var artık Batı Karadenizle ilgili :))

Şimdilik benden bu kadar..
Sevgiyle mutlu kalın..



22 Nisan 2015 Çarşamba

Şivlilik- Regaip Kandilimiz mübarek olsun..

Fenerim şivliliklerim ve ben hazırız :)

Üç ayların başlangıcı, Konya'da "şivlilik" denilen bir âdetle kutlanır.
Şivlilik kutlamaları Regaib kandilinden bir gün önce, geceleyin başlıyor. Akşam namazından sonra kağıttan yapılmış fenerlerini ellerine alan çocuklar, anne-babalarıyla beraber sokaklara çıkarak fenerlerini ateşliyorlar ve birlikte neşeyle sokakları dolaşmaya başlıyorlar. 
Bu âdete "fener alayı" deniliyor.
Ertesi gün ise Şivlilik günü. 
Regaib kandilinin sabahında, ellerine poşetlerini alan çocuklar, mahalle mahalle, ev ev dolaşarak kapıyı açanlara "kandiliniz mübarek olsun" sözleriyle birlikte "şivlilik" diye sesleniyorlar. 
Ev sahipleri ise buna zaten önceden hazırlıklı olduklarından, çocuklar gelmeden hazır edilmiş gofret, bisküvi, çikolatalardan küçük misafirlerine ikram ediyorlar.
Regaib kandilinin gündüzündeki âdetlerden biri de "bişi" dağıtımı. "Bişi", hamurdan yapılan ve yağda kızartılan bir yiyecek.  Pişirilen "bişi"ler, kandil tebrikleri eşliğinde konu komşuya dağıtılmaya hazır hale geliyorlar.
Değişen zaman, âdetleri unutturmak için çabalasa da, Konya'da üç aylar her yıl hâlâ bu güzel âdetlerle başlıyor. Çocuklar mutlu, evler şenlikli...

Üç aylar hepimize hoş geldi, safa geldi. Yine Peygamber'in duası var dillerde:
"Allah'ım bize Recep ve Şaban'ı bereketli kıl ve bizi Ramazan'a ulaştır."

Sevgiyle mutlu kalın :)

10 Nisan 2015 Cuma

27 Şubat 2015 Cuma

Geçiyordum uğradım :)

Guzel bir cumartesi sabahından slmlar bütün okurlarıma ..
Nerelerdeyim?, Neler yapıyorum ? merak edenlere çok şükür sağlığım yerinde..
Ama şu sıralar ruh halim çok farklılaştı. 
Ne hayattan bir zevk alabiliyorum ne de yapmak istediklerimi yapabiliyorum.  
Bütün hobilerimi başlıyorum, yapıyorum, tamamlayan hep annem oluyor..
İçimdekileri haykırmak istiyorum adeta ama buna kendi benliğim izin vermiyor.
 İnsanları anlamakta o kadar güçlük çekiyorum ki elimden geldiğince konuşmamaya çalışıyorum. Elimden geldiği kadar kalp kırmamaya, karşıdaki insanı incitmemeye çalışıyorum.
Ama bunu ne kadar istesemde başaramadığımı görünce bir kez daha kahroluyorum.
 İçimi kimseye dökemiyorum.
Çok karamsarlık dolu cümleler sarfettim ama inanın ruh halim şimdilik böyle.
 Romantik şeylere hiç bulaşmıyorum, çünkü daha da üzülüp kendimi yıpratmak istemiyorum.
Allah’tan insanoğlu’nun uğruna inandığı bir şeyler var da o biraz hayatta tutuyor.
 İnancım hayattaki en önemli şey.
 Bazen hayat o kadar anlamsızlaşıyor ki bir an önce bitse de gitsek moduna giriyor insan Allah korusun..
İşte böyle günlerde hobilerime veriyorum kendimi..
Okulum devam ediyor..
Haftada bir günümü dikişe ayırıyorum..
Ve pazar günümde ailemle, Oscarla geçiyor..
Bir günümde arkadaşlarımla etkinlik günüm..
Yeni merakım bugünlerde kaneviçe..
Minik minik keçe dokunuşlar anlık herşeyi unutturuyor  bana..
Boncuklarım hep yanımda..
Bahara yakışan renkli renkli takılar yapmalı insan..
Yünlerim masamın bir  köşesinde ..
Kitaplarım hep elimin altında..
Birazdan da pastacılık kursuna gidicem, neden kayıt yaptırdım bilmiyorum..
 Benden minik minik karelerle keyifli bir haftasonu diliyorum herkese..
 Dikiş temalı kaneviçe tablom..

Pastacılık kursuna başlamadan yaptığım minik cupcakeler..

Elma minderler arkadaşlarla etkinlik günümüzden..
Renkli Renkli bobinler, inciler, taşlar..

Sevgiyle mutlu kalın :)

Bunlarda ilginizi çekebilir..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...