KATEGORİLERİM

29 Ocak 2016 Cuma

Danteller sandıktan kaçtı :)

Herkesin evinde olmazsa olmaz dantel örtüler..
Vitrinlerin üzerine örtüldüğü yetmez gibi televizyonun, koltukların, bazen buz dolaplarının
 üzerinde de yer alırdı. 
Hatta gelen misafire su bile ikram edilse tepsinin içine konulurdu bir tane. 
Havlu kenarları örülürdü.
Ne hayaller, emeklerle örüldüler..
ve malesef
Dantel hayatımızı terk edeli çok oldu. 
Emekler birer birer tıkıldı sandıkların köşesine sarardı soldu,
Geçtiğimiz hafta sonu sordu annem:
"Bunca danteli atmaya kıyamıyorum, kullanamıyorum da ,sen ne dersin ?atalım mı?
"Atma" dedim, kalmalı..
Onlar ananemin, senin emeklerin, senin göz nurun benim için her zaman anlamlı..
 Ve bu güzel tablo çıktı ortaya ,hatıralar, emekler her an karşımızda..


7 Ocak 2016 Perşembe

Sözüm 2016 ya :)

Zaman sonsuzdan gelen ve sonsuza uzanan bir kavramken
 biz bunu yıllara, aylara, günlere bölmeye çalışıp, kendimize başlar ve sonlar icat etmişiz.
 Adına yıl dediğimiz zaman bölmelerinden biri için biçtiğimiz süre doldu 
ve yeni bir yıl 365 günlük sürprizleriyle önümüze uzandı. 
Yeni diye adlandırdığımız bu yıldan büyük beklentilerimiz var. 
İnsanoğlu bir şeylere inanmaya çok ihtiyaç duyuyor. 
İşte bu yüzden yeni yıl gelecek, her şey değişecek diye bir ümit bekleyip duruyoruz. 
Herkes kendi çapında, kendi vizyonu büyüklüğünde kuruyor hayalini.
 Pek çok hayalin gerçekleştirilmesi için piyango çıkmasının gerekmediğini unutarak yaşıyoruz. 
Sağlıklıysak, piyangonun büyüğü zaten çıkmış bize. 
Mesela benim yeni yılım, Mart ayında olabilir, ya da Şubat’ın 22 sinde, veya Temmuzun 1 inde. 
Hatta bırakın o kadar uzağı, yarın olabilir. Her yarın, benim miladım olabilir.
 Eğer ben değişeceksem, eğer benim hayatıma yeni bir şeyler girecekse,
bu biraz da benim elimde ve ben istediğim zaman bu değişim başlar.
Oysa bize her yeni gün yılbaşı.
 Her doğan güneşle gelen taptaze ümit var gökyüzünde. 
Mesele yakalayabilmekte yeni günü.
 Cesur adımlarla ilerlemedikçe, bazı kararlar almadıkça değişecek çok ta birşey yok hayatımızda...
Vee sana gelince 2016, sevdiklerimi alma benden,
Baska birsey istemiyorum senden..

Sevgiyle mutlu kalın..

13 Aralık 2015 Pazar

Dünya telaşımız..



Misss kokulu taşlarımla ve kokoş çaydanlığımla selamlar, iyi pazarlar..
Hayat bir koşuşturmadan ibaret. Artık durağan bir hayatımız yok. 
Attığımız adımda tarifsiz bir telaş var. Herkes bir yerlere yetişme gayretinde. 
Akışına bırakmak denen o kutlu vakitleri yaşayamaz olduk. 
Bütün bunların ardından karşımıza kocaman bir duvar gibi "dünya telaşı" çıkıyor. 
Yeni çağın en kestirmeden bahanesi bu oldu.
            İnsan ne zaman kalbine yönelecek olsa her şey bir anda karışıyor. Düzeni bozuluyor her şeyin. Çünkü her şey bir telaşa göre ayarlanmış durumda. 
Bir bakın şehirlere. Sakinlikten eser yok. 
Kendini dinlemeye, sevdiklerini dinlemeye fırsat bulamadan vadesini dolduruyor herkes.
Ne zaman sabah ne zaman akşam oluyor bu günlerde hiç anlamıyorum, 
Dolu dolu geçen okul ve hobilerimle  çok çabuk geçiyor günler ..
İlk kez bu sene okulda bu kadar çok yoruluyorum,
Yorgunluktan olsa gerek vücut direncim çok düşük,  
sonbaharın gelmesiyle başlayan gribim hiç yalnız bırakmıyor beni..
Ara ara ziyaret ediyor
Hapşuran birini görüyüm ,ertesi gün kalkamıyorum yerimden,
Bugünde iste öyle bir gün..

Şimdilik sevgiyle mutlu kalın :)






13 Kasım 2015 Cuma

Karamel soslu kurabiyeli pasta ..

Slmlar bugün size keyifli bir haftasonu pastası tarifi verecegim..
Tabakta karamel sos ve yaprak çikolatayla süslenen, 
biraz kurabiye, biraz muhallebi farklı bir lezzet..

 Kurabiyeli Pasta Tarifi'nin Malzemeleri
Alt tabanı için:
80 gram ceviz (2 çay bardağı)
75 gram şeker (1 çay bardağından 1 parmak eksik)
125 gram un (2 çay bardağı)
75 gram tereyağı

Çikolatalı kat için:
25 gram tereyağı
150 gram bitter çikolata (bitter sevmeyenler için sütlü çikolata kullanabilir)
2 adet yumurta
1 tatlı kaşığı vanilya

Muhallebisi için:
2 su bardağı süt
2 yemek kaşığı şeker
2 yemek kaşığı mısır nişastası
1 yemek kaşığı pasta kreması – toz halinde (vanilyalı)

Yapılışı:
Ceviz ve şeker rondodan geçirilip un haline getirilir. Bir kabın içine dökülüp un eklenip karıştırılır. Tereyağı küçük doğranıp karışıma eklenip elle güzelce yedirilir (bisküvi kırıntısı gibi olacak). 
20 x 20 cm bir tepsinin altı ve kenarları yağlanıp karışım tepsiye dökülüp elle bastırılır.
 Önceden ısıtılmış 180 derece fırında 15 dakika pişirilir. 
Bu arada çikolatalı kısım hazırlanır.
 Küçük bir tencerenin içine çikolata ve yağ konup kısık ateşte eritilir.
 Kenara alınır ve hafif soğuması için bekletilir. 
Yumurta ve vanilya eklenip bir kaç dakika çırpılır. 
15 dakika pişen alt taban fırından çıkartılıp üzerine çikolatalı karışım dökülür ve tekrar fırına verilip 20 dakika pişirilir. 
Pişen tatlı fırından çıkartılıp soğumaya bırakılır. 
Son olarak muhallebisi yapılır. Bir küçük tencereye vanilya ve pasta kreması hariç diğer malzemeler konup ocakta sürekli karıştırarak pişirilir. Muhallebi kıvama gelince (koyulaşınca) içine vanilya ve pasta kreması eklenip bir kaç dakika daha pişirilir. Ocaktan alınıp soğumuş olan tatlının üzerine dökülür ve üzerine hindistan cevizi yada karamel sos eklenir. 
10-15 dakika sonra buzdolabına kaldırılır ve soğuduktan sonra dilimlenerek servis edilir. 
Afiyet olsun!

 Şimdilik sevgiyle mutlu kalın :)

12 Kasım 2015 Perşembe

Gerçek sevgi, vefa, sadakat...

Yine duygusal anlardayız, gözlerden yaşlar süzülüyor..
Köpeği olan bir çok hayvan severin de bildiği gibi köpekler gerçekten çok duygusal hayvanlardır. Çoğu zaman sizinle tüm duygularınızı paylaştığını hissedersiniz. 
Gülüp neşelendiğinizde o da koşar ve oynamaya başlar.
 Ağladığınızda, şaşırır, yanınıza gelip burnuyla elinize dokunur ve hatta eğer yetişebilirse göz yaşlarınızı bile yalar.
Sahipleriyle doğru sevgi kontağını kurabilmiş köpekler sürekli gözleri ile sahiplerini izler, 

gözleri kapalıysa en ufak bir seste kulaklarının kımıldadığını, dikildiğini ve
 içi rahat etmezse de ne oluyor diye sizi kontrol ettiğini fark edebilirsiniz. 
Onlar gerçekten karşılıksız olarak sevgilerini vermeye her zaman hazırdırlar.

10 Kasım 2015 Salı

10 Kasim ..

Öyle insanlar vardır ki; aynı anı, aynı tarihi yaşamasanız da, yoklukları acıtır içinizi. 
Tıpkı bugün gibi. 
Tıpkı 1938 yılının 10 Kasım ın'da ağlayan Anadolu gibi hissedersiniz yokluğunu.
Öyle insanlar vardır ki; bedenleri ölse bile, milyonların kalplerinde yaşar fikirleri. 
Ve bazı insanlar zamanla unutulmaz, zaman geçtikçe daha çok özlenir.
Tıpkı o'nun gibi. ATATÜRK gibi.

26 Ekim 2015 Pazartesi

Veda bahcesi..

Sonbahar da rüzgâr ses verir, ağaçlar yapraklarıyla vedalaşır. Bu “veda” nın rengidir sarı, gitme vakti gelmiştir. Vedalaşırlar yapraklar yavaş yavaş, koyuverirler kendilerini rüzgârın kollarına dans ederek ulaşırlar toprağa, işte böyle bir gunde aşure ile veda ediyoruz bahceye..

22 Ekim 2015 Perşembe

Çay süzeğim şekil, önümden çekil :)

Slmlar :)
Çay süzegim sekil , önümden çekil temalı yazımda size harika bir çay tarifi vereceğim.
Okulların başlamasıyla benimde boğaz ağrılarım başladı,
malum yaramaz öğrencilerim var benim, 
Zencefil  de boğaz ağrılarına, öksürüğe iyi gelen bitkilerden biri. 
 Zencefil ve balla birlikte yapacağınız bir kış çayına ne dersiniz?
Malzemeler:
1 adet elma
1/2 ayva
1 adet çubuk tarçın
20 gr. taze zencefil
1 adet limon
1 tatlı kaşığı bal
2 dal taze kekik
Yarım lt. su
Yapılışı: Elmayı ve ayvayı kabuklarıyla birlikte dilimliyorum; zencefilin kabuğunu soyup dilimliyorum. Kaynayan suyun içerisine dilimlemiş elma, zencefil ve ayvayı ekleyip, limonun suyunu ilave ediyorum. Ardından çubuk tarçını da ekleyip 10 dakika kaynatıp ve ocaktan alıp bir süre daha demlenmesini bekliyorum. Taze kekiğini de ekliyorum.
Tatlandırmak içinde bal kullanıyorum. 

Çeşit çeşit bitki çayları, kış çayları çoktann başladı bizde :)

Şimdilik sevgiyle mutlu kalın :)

11 Ekim 2015 Pazar

Fiyonk Börek..



Malzemeler:
5 adet günlük yufka
Arasına sürmek için:
2 çay bardağı sıvı yağ
2 yemek kaşığı nişasta
2 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı sirke
İçi için:
4 5 adet haşlanmış patates
1 soğan
sıvı yağ
tuz, karabiber, salça, nane
Üzeri için:
yumurta sarısı
susam veya çörek otu

Sizlere görüntüsüyle de tadıylada nefis bir börek anlatıcam.
Önce patatesleri haşlayıp, soyup eziyoruz. Tavaya sıvı yağını koyup doğradığımız soğanları içine atıyoruz ve pembeleşene kadar kavuruyoruz. Salçasını, karabiberini, nanesini ve tuzunu atıp karıştırıyoruz. Patatesleride koyup karıştırıyoruz ve ocağı kapatıp soğumaya bırakıyoruz.
Arasına sürmek için sıvı yağ, un, nişasta karışımını derin birkapta hazırlıyoruz.
Gelelim yufkalara; düz bir zemine bir yufkayı seriyoruz, kenarlarını keserek bir kare yufka oluşturuyoruz Oluşturduğumuz büyük kare yufkadan, küçük dört kare yufka elde ediyoruz. Küçük kare yufkanın birinin üzerine hazırladığımız sıvı yağlı karışımdan fırçayla her yerine sürüyoruz. Daha sonra çapraz iki köşeleri ortada buluşturuyoruz. Ortada buluşan köşelerin kenarlarına patatesli içten koyuyoruz ve diğer köşelerle patatesin üzerini kapatıyoruz. Büyük kare oluşturmak için kestiğimiz kenarların üzerinede sıvı yağlı karışımdan sürüp katlayıp uzun şerit elde ediyoruz. Fiyonk böreğin ortasına doluyoruz. Diğer kare yufkalarıda böyle hazırlayıp bitiriyoruz. Yağlı kağıt serili fırın tepsisine yerleştirip, üzerine yumurta sarısı, ortasına çörek otu serpiyoruz ve 180 derece fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. Çıtır çıtır fiyonk böreklerimizi afiyetle yiyoruz :))




9 Ekim 2015 Cuma

Güven, verilen sözler..


Güven duygusu uzun zamanla beraber inşa edilirken,
bu duyguyu yıkmakta bilakis çok kolay olabiliyor.
Sevgiyi kazanmak ve güven ile beslemek samimi bir emeğin karşılığında oluşuyor.
Güven duymak ne kadar güzel bir duygu olsa da bâki olması için gereken çabanın incelik ve zariflikle örülmesi gerekiyor.
Güven duygusunu yıkabilecek çok neden var.Kibir,bencillik,dedikodu,gizli kıskançlık duygusu ki bu duyguyu bir çok kişi kendinden bile saklayabiliyor.
Bu nedenler uzadıkça uzar,ama güvenin yıkan sebeplerden en etkilisi de verdiği sözü tutmamaktır.
Verdiği sözün arkasında durmayan insanın,güven aşılaması ve bu güveni inandırıcı kılması çok zordur.
Eğer yapabileceğin bir durum değil ise hayır demeyi bilmeli,nezaket icabı söylenen evetler,daha sonra hayır cavabına döndüğünde karakteriniz hakkında karşı tarafta soru işaretleri oluşuyor ve bu durumda oluşturduğunuz güven duygusunun yavaş yavaş erimesine yol açıyor.
Eğer verdiğiniz söz ne olursa olsun ağzınızdan çıktıysa karşı tarafa emanet ettiğiniz bir güveni vaat ediyorsunuz.
Bu sözü samimiyetle vermediyseniz sonrasında verdiğiniz sözü daha tabiri caiz ise kaba şekilde geri çekiyorsunuz ve bu durum size negatif bakış açıları doğuruyor.
Hayır demeyi bilmeli,hayır demek sevmemek,değer vermemek,saygısızlık değil aksine sağlıklı bir iletişimin anahtarı.
Sürekli evetler üzerine kurulu bir iletişim sağlıklı değil tam tersine yapaylıktan kaynaklı bir durumdur.
Kalp kırmak ve güven kaybetmek çok çok kolaydır.
Değerli olan her şey zor elde edilir,emek,çaba ister,aksi her şey kolaydır.

Umut verip güven aşılayıpta yarı yolda bıraktığın insanın Gönül sadakasını iki dünyada da veremezsin... Hz. Muhammed (s.a.v.)

Simdilik sevgiyle mutlu kalın :)


Bunlarda ilginizi çekebilir..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...