KATEGORİLERİM

31 Temmuz 2015 Cuma

Kütüksel sunumlar :)

Slmlar ben geldim..
Yiyenlerin çok beğendiği beni gururlandıran bir tarif kayısılı turtam ile karşınızdayım.
Hem çok hafif, hem sütlü serin bir tat, hem çikolatalı hemde meyveli daha ne olsun di mi ama..
Sunum tabağım  kütük bugünlerde elimden düşmüyor..
Kütükte kahve ,kütükte latte ve son olarak kütükte turta :)
Öyle özel birşey değil bildiğiniz kütük ,sahilde yürüyüş yaparken fırının önünde gördüm kendisini, Hemen almalıyım deyip kaptım, abla ne işine yarar, bildiğin kütük dese de hiçççç dinlemedim fırıncıyı..
Güzel tasarımlarım olucak onunla ilgili, 
biraz sunumda kullanıyım hevesimi alıyım sonra bakalım ne hale dönüşecek, 
kütüğü bile bu hale getirmişsin ya pesss sana diyeceğiniz projeler var kafamda:) 

Ayrıca
Bugün 31 Temmuz yani Venüs Günüymüş… 
Saat 16:58 itibariyle 8 derece Kova burcunda dolunay gerçekleşecekmiş. 
Genel kanı, Mavi Ay ya da Süper Ay diyebileceğimiz bu dolunayın çok şanslı ve olumlu etkileri olduğu doğrultusundaymış.
Dolunayın Kova bucunda gerçekleşiyor olması yaşamımda özellikle duygusal ve ruhsal alanlarda önemli açılımlara neden olabilirmiş.
Hadi bakalım görücez :) 

Şimdilik sevgiyle mutlu kalın :)

17 Temmuz 2015 Cuma

Mutlu Bayramlar

Tuzlu su kokusu, yosun kokusu, gunes kremi kokusu,  yeni yikanmis camasir kokusu, sicacik pidenin kokusu, yasemin- hanimeli kokusu...
Cok ozlemisim :) 
Mutlu Bayramlar..

6 Temmuz 2015 Pazartesi

Arkadaşlarımla...

Hayatın bize sunduğu en büyük süprizdir bence arkadaşlık.. 
Çünkü böyle tam dibe vurduğun anlarda artık herşey bitti dediğin anda uzatır sana elini. 
 Alır ve çeker seni her şeyin herkesin arasından. 
Yıllar ilerledikçe insan olgunlaştıkça arkadaşları konusunda daha seçici davranıyor. 
Büyüdükçe daha çok düşünmeye, öğrendikçe daha özenli seçmeye başlıyor insan yakınındakileri.
 Ne çocuk acemiliği kalmıştır artık, ne gençliğin körpe heyecanı. 
Artık kazanmış olur insan gerçek dostluğun anlamını, manasını..
Çok da lafı uzatmak istemiyorum..
Arkadaşlarımla geçen bu güzel gün de hatıra olarak kalsın yıllar sonrasına..
Resimde ben mi ?
Onu da siz bulun :))




Sevgiyle mutlu kalın:)

1 Temmuz 2015 Çarşamba

Yaşlılık da bir ses..

 
Yalnızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla, 
Yaşlanmak hoş değil, duvarlara baka baka.
Bir dost göz arayışıyla, 
Saat tıkırtısıyla...
Korkmam geçinip gideriz biz mutlulukla,
Ama;
''Günün aydın, akşamın iyi olsun'' diyen biri olmalı.
Bir telefon çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.
 
Yoksa zor değil, hiç zor değil,
Demli çayı bardakta karıştırıp,
Bir başına yudumlamak doyasıya.
Ama ''Çaya kaç şeker alırsın?''
Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra...
 
..CAN YÜCEL..

25 Haziran 2015 Perşembe

Bolluk, bereket ayı Ramazan..


Ramazan ayının, bolluğun ,bereketin,huzur ayının günlerindeyiz.
Çocukluğumdan beri oruç tutsam da tutmasam da en sevdiğim şey iftar sofralarıdır.
 Ne olursa olsun yemek yemek için iftar saati beklenir ve her zamankinden kalabalık ve bereketli sofraların keyfi çıkarılır.
Normalde çayla pek arası olmayan ben güllaç ve çay ikilisiyle tüm geceyi geçirebilirim,hele sofralar kalabalıksa sabaha kadar hiç sıkılmadan oturabilirim :)
Malum yaz ayındayız,havalar sıcak.
Yemek yemek o kadar değil de susuzluk insanı daha çok zorluyor.
Ramazan deyince akla ilk gelen tabi ki oruçtur.
Ama biz orucu malesef biraz yanlış anlamışız.
Oruç sadece yeme-içmeden uzak durmak değildir.
Bunların yanında gıybetten,yalandan,bencillikten,sabırsızlıktan... 
yani insana ait tüm kötü duygulardan uzak durmaktır.
Böylece insan iradesine hakim olmayı öğrenecektir.
Bu mübarek ayda sadece irademiz imtihan olmuyor.
Aynı zamanda kendimizi başka insanların yerine koymayı öğreniyoruz.
Oruç derki amacım sizi aç bırakmak değil, sizlere aç' ı anlatmak!....
Malesef dünyanın bir çok yerinde bir kuru ekmeğe muhtaç olan yüzbinlerce insan var.Biz ekmekleri bayatlatıp çöpe atarken, onlar açlıktan ölüyorlar.
Oruç sayesinde belki onların çektiği sıkıntıları bir nebze olsun anlayabiliriz.. 

An itibari ile masamı paylaşıp size leziz mi leziz ev yapımı limonata tarifimi de vermek istiyorum.
Şiddetle tavsiye olunur:)
Buyrun tarifim.
  • Malzemeler:
  • 1 adet limon
  • 1 adet portakal
  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı limon tuzu
  • 16 su bardağı su
Öncelikle portakal ve limonu buzluğa koyup dondurmamız gerekiyor. 1 gün önceden bırakın dondurucuya iyice donsun. Bu işlem limon ve portakal kabuğunun acı tadının olmaması için. İlk keşfedeni bulup tebrik etmek isterdim:) 
Limonatayı hazırlayacağınız zaman portakal ve limonu buzluktan çıkarın. 10 dakika kadar bekleyin. Çokta beklemeyin öyle kendini bırakmasın. 4' e bölünecek kıvamda olsun yeterli. Robota portakal ve limonu dilimleyin ve içine koyun. 1 su bardağı şekeri üzerine ilave edin. Kabuğuyla birlikte olmalı özelliği burada zaten o yüzden dikkat edelim. Robotu çalıştıralım ve iyice ezilene kadar çekelim. Öyle dakikalar sürmüyor 1-2 dakika yeterli. 16 bardak suya çektiğimiz portakal limon şeker karışımını ekleyelim, 1 tatlı kaşığı limon tuzunu da ekleyip renginin iyice geçmesi için yarım saat kadar bekleyelim. Ara sıra karıştıralım ki limon tuzu ve şeker iyice erisin. İçeceğimizi süzelim içinde hiç tane kalmasın.
Hazır gibi oluyor hatta tadı daha güzel kaliteli markaların bile önüne geçen bir lezzet. Belki onlar da böyle yapıyordur:) 
 Umarım denersiniz ve beğenirsiniz. Size nacizane bir de önerim olacak. Kıştan dondurucuya bol bol limon, portakal hatta mandalina koyun. Yazın bol bol bu tarifi uygularsınız, özellikle Ramazan ayında çok işinize yarayacaktır. 
Ben öyle yaptım şahsen:) 
Nefis limonatamız hazır, afiyet olsun:) 
Huzurlu, bereketli, birlik ve beraberlik içinde geçireceğimiz bir Ramazan temennisiyle...
Sevgiler...

25 Mayıs 2015 Pazartesi

Bahçesi var bağı var ...

Selamlarrr,
Bahçe sezonumuz açıldı, çiceklerimizin keyfi yerinde,
Gelmeyen bahar ve bol yağışlar bahçemizin yüzünü güldürdü.. 
Birkaç resim haftasonundan..



 Şimdilik sevgiyle mutlu kalın :)

21 Mayıs 2015 Perşembe

Suskunum bu günlerde..

Yine uykusuz geçen bir gecenin ardından, kendimle başbaşa kaldığım saatlerdeyim..
Suskunum bu günlerde her konuda ve herkese karşı,
uzak kalmak istiyorum herşeyden herkesten...
O kadar yoruldum ki..
gideceğim bir yer arıyorım öyle bir yer ki;
kimseler gelmesin peşimden, gölgem bile olmasın..
Issız tepelerde, güneşe bakıp saati tahmin etsem; 
Haberim olmasa hiç perşembeden, pazartesiden…  
uzak kalmak istiyorum herşeyden ve herkesten... 
Sebep mi?
Yüreğimde büyüttüklerimle, gözümde küçülenlerin hep aynı insanlar olması belkide..
Uykusuz gecelerim var ağlayarak dua ettiğim,
Ben seni bıraksamda sen beni bırakma Allahım...
Sıkıntılarımızın yok olup gicedeği bir Cuma olsun ,Allahım..
 




4 Mayıs 2015 Pazartesi

Batı Karadeniz Notlarımdan..

Aylar öncesinde planladığımız, şükürler olsun ki sağ sağlim gidip döndüğümüz Batı Karadeniz turumuzu Farma Tur ayrıcalığı ile yaptık. 

 Abant-Safranbolu-Amasra-Devrek -Kastamonu dörtgeninde gerçekleştirdiğimiz son derece eğlenceli ve keyifli  bir geziydi.. 
Yol boyunca şarkılar söyledik, sohbetler ettik.. 
Gezdiğimiz yerler doğa harikası mekanlar bir de grubumuzda çok sevdiğim öğretmen arkadaşlarım olunca gezinin keyfi katlanarak büyüdü..
 O günün anısına birkaç resimle başbaşa bırakıyorum sizi..
Abant gölünden...

Meşhur Kastamonu çekme helvasının yapımını izledik, paket paket aldık...

Toplu resim çekinmeden olmazdı ,Beni bulabilcek misiniz bakalım :)

Evleri hayranlıkla izleyerek Safranbolu sokaklarını geziyoruz :)


Çicek sever biri olarak sedef çiceğini görmemezlikten gelemezdim, tohumlarından da aldım seri üretime gececeğim :))
Yerden 80 metre yüksekliğinde ki Cam Teras ın taaa ucunda nasıl durdum bende bilmiyorum :))

Minik bir haftasonu kaçamağı motivasyon ve enerji %100 olarak tamamladık gezimizi,
Ve unutamayacağım çok güzel anlar ve anılarım var artık Batı Karadenizle ilgili :))

Şimdilik benden bu kadar..
Sevgiyle mutlu kalın..



22 Nisan 2015 Çarşamba

Şivlilik- Regaip Kandilimiz mübarek olsun..

Fenerim şivliliklerim ve ben hazırız :)

Üç ayların başlangıcı, Konya'da "şivlilik" denilen bir âdetle kutlanır.
Şivlilik kutlamaları Regaib kandilinden bir gün önce, geceleyin başlıyor. Akşam namazından sonra kağıttan yapılmış fenerlerini ellerine alan çocuklar, anne-babalarıyla beraber sokaklara çıkarak fenerlerini ateşliyorlar ve birlikte neşeyle sokakları dolaşmaya başlıyorlar. 
Bu âdete "fener alayı" deniliyor.
Ertesi gün ise Şivlilik günü. 
Regaib kandilinin sabahında, ellerine poşetlerini alan çocuklar, mahalle mahalle, ev ev dolaşarak kapıyı açanlara "kandiliniz mübarek olsun" sözleriyle birlikte "şivlilik" diye sesleniyorlar. 
Ev sahipleri ise buna zaten önceden hazırlıklı olduklarından, çocuklar gelmeden hazır edilmiş gofret, bisküvi, çikolatalardan küçük misafirlerine ikram ediyorlar.
Regaib kandilinin gündüzündeki âdetlerden biri de "bişi" dağıtımı. "Bişi", hamurdan yapılan ve yağda kızartılan bir yiyecek.  Pişirilen "bişi"ler, kandil tebrikleri eşliğinde konu komşuya dağıtılmaya hazır hale geliyorlar.
Değişen zaman, âdetleri unutturmak için çabalasa da, Konya'da üç aylar her yıl hâlâ bu güzel âdetlerle başlıyor. Çocuklar mutlu, evler şenlikli...

Üç aylar hepimize hoş geldi, safa geldi. Yine Peygamber'in duası var dillerde:
"Allah'ım bize Recep ve Şaban'ı bereketli kıl ve bizi Ramazan'a ulaştır."

Sevgiyle mutlu kalın :)

Bunlarda ilginizi çekebilir..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...